|
|
E-sağlık ya da sağlık bilgi sistemi içerisinde tıbbi iletişimin uzaktan yapılarak konsolidasyonun sağlanmasından, tüm sağlık verilerinin standart olarak kopyalanıp, hasta kayıtlarının da bu standartlarla tutulması öngörülüyor. Böylece elektronik hasta kaydına ulaşılması hedefleniyor.
Bu çalışmalar bir yandan devam ederken diğer taraftan da Bakanlığın yatırımlarda hastaneleri serbest bırakması nedeniyle özellikle son aylarda ihalelerin oldukça hareketlendiği gözlemleniyor. İlk 6 ayda bilişim yatırımı yapılan devlet hastanesi sayısının 70 olduğu öğrenildi.
Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof.Dr. Sabahattin Aydın, “Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) hastalık tanıları ile ilgili uluslararası hastalık tanı kodları (ICD 10) var, şu anda bunların üzerinde çalışıyoruz. Şu anda bazı hastanelerde pilot uygulamalarına başladık. 2005’in başından itibaren daha gelişmiş bir şekilde bu hastalık tanı kodlarını tüm Türkiye’de devlet hastanelerinde zorunlu hale getirmeyi amaçlıyoruz” dedi.
Aydın şöyle devam etti: “Sağlık hizmetlerinde hemen her noktada, benzersiz tanımlayıcıları tanımlayıp, sağlık kuruluşlarının ürettiği sağlık hizmetlerini verirken, hem hasta-hastane/doktor iletişiminde hem hastane-doktor iletişiminde bu verilerin kullanılması hedefleniyor. Hastane bilgi sistemleri şu anda genelde faturalama, depo, ayniyat ve stok takiplerine dayanıyor. Hasta bilgileri hemen hemen hiç yok ve bilgi tutulan hastanelerde bile genel bir standart olmadığı için bu bilgiler verimli kullanılamaz durumda. Yalnızca o hastaneden bilgilerinize ulaşılabilmekte, bunu standardize edip tüm Türkiye’ye yaymayı hedefliyoruz. 2005’te en azından artık hasta faturalarının üzerinde bu faturada hizmetlerin görüldüğü ana tanının ne olduğunu kod olarak görebileceğiz. Bu büyük bir kolaylık sağlayacak, hangi tanının kaça mal olduğu, yükünün ne olduğunu görebileceğiz. Bir tanı hakkında farklı hastanelerin maliyetlerini çıkarabileceğiz. Ayrıca tıbbi hizmet kodları içinde şu anda çalışmalar yapıyoruz, dünyada kullanılan kodları da gözlemleyerek standardize etmeye çalışıyoruz. Türk Eczacılar Birliği ile de bir protokol imzalayıp ilaç kodlarını da ortak bir standarda getirmeye çalışıyoruz.”
Bütün bunların sağlık bilgi sisteminin alfabesini oluşturduğunu, tamamen bir standardizasyon sağladıktan sonra ortak bir veritabanı ve bu veritabanının sağlıklı kullanımından söz edebileceğimizi belirten Aydın, bu standartları oluşturdukça hizmete sokacaklarını ve parça parça verim almaya başlanacağını da belirtti. Aydın, şunları söyledi: “Sağlıklı bir veritabanı oluşturulması için birinci basamakta bu işi başarmak lazım. Birinci basamak sağlık hizmetlerinde uluslararası tanı standartlarına göre veriler oluşturulursa ciddi bir verim alırız. Sağlık veritabanı çalışması için bu anlamda ciddi bir çalışmaya girdik ve şu anda aile hekimi uygulaması için bazı şehirlerde pilot çalışmalar 2004 sonuna doğru başlayacak. Standart veritabanı çalışmalarını da yoğun şekilde yürütüyoruz, bu çalışmanın şehirlerde pilot uygulamasına da aile hekimi uygulaması ile eşzamanlı olarak 2004 sonuna doğru başlamayı hedefliyoruz. ”
Aydın ayrıca, şu ana kadar bu çalışmalar için para harcamadıklarını, standart dil tanımlama sorunu olduğunu, Dünya üzerinde standart dil kullanıldığını ve Sağlık Bakanlığı’nın da zaten bunu alarak tercüme etmiş durumda olduğunu belirtti. Bu dilin uygulanması için, hastanelere adaptasyonu için çalıştıklarını kaydeden Aydın, “Şu anda bizim yaptığımız bunlar. Aşama aşama tüm altyapıyı standardize etmeyi amaçlıyoruz. Altyapıyı oluşturduktan sonra sektörde bunun üzerinde yazılımlar oluşturmak için çalışmalar yapacaktır” dedi.
Tepe Teknoloji Genel Müdürü Salih Güreş de şu bilgileri verdi: “Sağlık hizmetlerinin üç bacağı var. 1- Hizmet sunanlar, 2- Finanse edenler, 3- Sarf malzemesi üretenler ve bunların depoları. Bu üçünün bütünleşik bir yapıda birbirleriyle etkileşimli iletişim içerisinde olması çalışması gerekir. Birinin A dediğine diğeri B diyor. Aynı sistemi kullanmıyorlar ve çok sorunla karşılaşılıyor. Ciddi zararlar doğabiliyor. Sağlık pazarının yıllık harcaması 13 milyar dolar civarında, buna hesaplanmayan harcamaları da eklersek 17-18 milyar dolarlık bir pazar var. Çok ciddi bir rakam. Böyle bir pazarı çok ciddiye almak ve hata yapmadan sağlık projelerini tamamlamak gerekli. Bu kapsamda Sağlık Bakanlığı’nın standardizayon çalışmalarını çok doğru ve mantıklı buluyoruz ve destekliyoruz.”
Sağlıkta Dönüşüm Projesi, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) tüm dünyada standart kodların ve tanıların kullanılmasını içeren uygulamayı Türkiye’de de yapmak üzere Dünya Bankası desteği ile 2003 yılı Şubat ayında başlatıldı. Proje birkaç aşama şeklinde tamamlanacak.
6 ayda 70 devlet hastanesi ihaleye çıktı
Tepe Teknoloji Genel Müdürü Salih Güreş, Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın 2003 yılı sonlarında devlet hastanelerinin ihalelerini kendilerinin verebileceğine dair düzenlemesinden sonra hastanelerin tek tek ihaleye çıkmaya başladıklarını Sağlık Bakanlığı’nın bu uygulamaya geçmesinin pazarı çok ciddi etkilediğini ifade etti.
Uzmanlar, devlet hastanelerinin ihalelerini verebilme olanağı bulmalarının sağlık sektöründe ihale pazarını hareketlendirdiğini, yılın ilk 6 ayında devlet hastanelerinin 70’in üzerinde bilişim ihalesine çıktıklarını belirttiler.
|
| Toplam
1705 kez okundu. |
| Makale Editörü:
Umut Dereli |
| Makale Tarihi:
27 temmuz 2004 salı 16:42 |
|