Internet Çözüm Bankasi Bendevar.com
Bendevar.com Dinamik Versiyon     Site Haritasi  
  5.456 makale 11.704.976 defa okundu. 
Nedir? Nedir?
 » Maillist: mailini yaz makaleler emailine gelsin:  Beni Kaydet
    Site haritasi olarak göster           

Bu makaleye oy verin  

Bunları da okuyun  
  • ELEKTRONIK TICARETTE KATMA DEGER VERGISI – 2 ... ( 1315 )
  • Elektronik Veriler ve ETKK Raporu ... ( 1403 )
  • Elektronik İmza Kanunu ... ( 1180 )
  • ELEKTRONIK TICARETTE KATMA DEGER VERGISI - 1 ... ( 1477 )
  • Türk Vergi Hukukunda Elektronik Defter, Belge ve Kayıt Kavramlar ... ( 2031 )
  • Türk Ceza Kanunu (Bilişim Suçları) ... ( 2258 )
  • Elektronik Ticarette Sözleşme Oluşumu – ETKK Raporu ... ( 1534 )


  • Yazmaya Hazırmısın?  
    Türkiye'nin ilk Grup Sitesi

    İçinde Bulunduğumuz Projeler  
    Genel Projeler ve Referanslarımız
    Genel Projeler ve Referanslarımız
    Bu projenin detaylarını okumak için burayı tıklayınız.


     
    Mevcut Mevzuat – ETKK Raporu Bu sayfayı e-Mail olarak gönder 

    8 Mayıs 1998 tarihli Dış Ticaret Müsteşarlığı, Elektronik Ticaret Koordinasyon Kurulu, Elektronik Ticaret Hukuk Çalışma Grubu raporundaki Mevcut Mevzuat açısından elektronik ticaret’in değerlendirildiği bölüm aşağıdadır;

    Ticaret Kanununa göre iki grup ticari iş bulunmaktadır. İlk grubu; Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar, ikinci grubu ise ticari işletmeyle ilgili diğer bütün muamele, fiil ve işler oluşturmaktadır.


    Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar

    Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar esas itibariyle ticari işletme ile ilgili hususlardır. Ancak, ticari işletmeyle ilgisi bulunmasa bile sadece Ticaret Kanununda düzenlendiği için ticari sayılan hususlar da bulunmaktadır. Örneğin, ticari senetler ile geçici olarak eşya veya yolcu taşımada (TK. m. 763) veya tacir olmayan şahıslar arasında yapılan cari hesap sözleşmelerinde (TK. m. 87) de Ticaret Kanununun ilgili hükümleri uygulama alanı bulmaktadır.

    Ticaret Kanununda ticari işletme ve sözleşmelerin yanısıra, haksız fiil sayılan bazı hususlar da düzenlenmiş bulunmaktadır. Haksız rekabet (m. 55-56), çatma (m. 1216-1221) ve ticaret şirketlerinde ortakların veya uzuvların haksız fiilleri dolayısı ile şirketlerin sorumluğu hakkındaki hükümler (m. 177, 256, 321, 489, 321, 542) haksız fiillere örnek olarak verilebilir.


    Ticari işletmeyle ilgili diğer bütün muamele, fiil ve işler

    Bu ifadeden ticari işletmeyle ilgili haksız fiilerin de ticari iş sayılacağı anlamı çıkmaktadır.

    Bu ifadelerden başka, Ticaret Kanununun 21 nci maddesinin 2 nci fıkrasına göre bir taraf için ticari sayılan bir iş sözleşmeyle ilgili bir konu değil ise karşı taraf bakımından adi bir iş sayılacağı, ancak sözleşmeye dayanan bir iş ise kanunda aksine bir hüküm olmadıkça diğer taraf için de ticari iş sayılacağı belirtilmiştir.

    Yabancılık unsuru taşıyan ticari işlerden dolayı çıkabilecek ihtilaflar eğer bir ticari sözleşmeye dayanıyor ise bu taktirde hangi ülke hukukunun uygulanacağı pek bir sorun oluşturmaz. 20.5.1982 tarih ve 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 24 üncü maddesi; irade serbestisi ( akit tarafların aralarında yaptıkları akdi belli bir hukuka tabi tutabilme yetkisi) ilkesinden hareketle tarafların aralarında yaptıkları ticari sözleşmeye uygulanacak hukuku açık bir şekilde seçebileceklerini hükme bağlamış bulunmaktadır. Tarafların ticari sözleşme için seçtikleri hukuk, Türk hukuku olabileceği gibi yabanci bir hukuk da olabilir. Taraflar açık bir şekilde bir hukuk seçmedikleri takdirde borcun ifa yeri hukuku uygulanır. İki taraflı akitlerde borç ilişkisinin ifa yeri birden fazla durumdadır. Böyle bir durumda borç ilişkisinin ağırlığını teşkil eden edimin ifa yeri hukuku uygulanacaktır. Örneğin, satım aktinde sadece para ödemesinde bulunanın edimi o akdin karakteristik ifası değildir. Diğer akit tarafın (satıcının) edimi aktin karakteristik ifasını teşkil eder. Bu takdirde satıcının ifa yeri hukuku akit hukuku olur. Borç ilişkisinin ağırlığını teşkil eden edim tespit edilemediği takdirde ise borç ilşkisinin en yakın veya daha yakın irtibat halinde bulunduğu hukuk ticari sözleşmeye uygulanacak hukuk olur.

    Haksız fiilerden doğan borçlara ise MÖHUK’un 25 nci maddesi gereği haksız fiilin işlendiği yerin hukuku uygulanır. Haksız fiilin işlendiği yerin fiil yeri mi yoksa zararın doğduğu yer mi olduğu sorusuna anılan madde “zararın meydana geldiği yer” olarak cevap vermiştir. Haksız fiilin işlendiği yer ile zararın meydana geldiği yerin farklı ülkelerde olması halinde, zararın meydana geldiği yer hukuku uygulanır. Haksız fiilden doğan borç ilişkisi haksız fiil yerine göre başka bir ülke ile daha yakın irtibatlı olduğu durumlarda ise bu ülke hukuku uygulanabilir. Örneğin, iki Türk işadamının Almanya’da bir otelde kendi aralarında işledikleri bir haksız fiile, haksız fiilin işlendiği Alman hukuku yerine tarafların müşterek hukuku olan Türk hukuku uygulanabilir.

    İhtilafları çözmekle görevli olan resmi yargı mercileri davaları çok kez süratli bir şekilde bitiremediklerinden, ticari ihtilafların hakem yoluyla çözümlenmesi esası hemen her memlekette gelişmiş bulunmaktadır.

    Yabancılık unsuru taşıyan ticari işlerde, daha açık bir deyimle ticari sözleşmelerden ve haksız fiilerinden doğan borç ilişkilerinde iki şekilde hakeme başvurmak mümkündür;

    a) Uyuşmazlıktan evvel, ticari sözleşme yapılırken sözleşmeye konulacak özel bir tahkim şartı ile,

    b) Uyuşmazlık çıktıktan sonra, uyuşmazlığın hakem marifetiyle çözüleceğini öngeren yazılı bir hakem anlaşması ile.

    MÖHUK’un 43 -45 nci maddeleri arasında yabancı hakem kararlarının tenfizi (uygulanması) usulu de düzenlemiş bulunmaktadır. Bu şartlardan milletlerarası gelişmeye aykırı düşen husus yabancı hakem kararlarının Türkiye’de tenfiz edilebilmeleri için “mütekabiliyet” unsurunun gerçekleşmiş olmasının aranmasıdır. Milletlerarası planda görev yapan bir hakem teşkilatının hangi ülkeye ait olduğunu tespit etmek çok zor hatta bazen imkansızdır. Bunun yanında, yetkisini tamamen taraf iradelerinden alan bir hakem kararının tenfizini mütekabiliyet şartına bağlamak tahkim müessesesinin niteliği ile de bağdaşmamaktadır.

    Ancak, Türkiye 8.5.1991 gün ve 3731 sayılı Kanun ile ticari nitelikteki uyuşmazlıklar açısından verilen hakem kararlarının uygulanması konusunda New York Sözleşmesi’nin tarafıdır. Bu Sözleşme çerçevesinde, Sözleşmeye taraf ülkelerde verilen hakem kararları MÖHUK 43-45. maddeleri gereğince değil, New York Sözleşmesi gereğince uygulanacaktır.


    ÖNERİ

    Elektronik ortamda yapılan ticaretten doğan kanunlar ihtilafı sorunları da geleneksel olarak yapılan ticaretten doğan kanunlar ihtilafı sorunlarının çözüm şekli ile aynı olmalıdır. Çünkü elektronik ortamda yapılan ticaret nedeni ile ticari işin niteliği değişmemiş yalnızca ticari işin oluşum biçimi değişmiştir. New York Sözleşmesi’nin hükümleri, ticari uyuşmazlıklar konusunda Sözleşmeye taraf ülkelerde verilen hakem kararlarının uygulanması açısından yeterli olacaktır.
    Yukarı çıkar
    Haberiniz Olsun - Yardım - Inquiry Basket

    Haberiniz Olsun - Soru Havuzu

    Bilişim Dünyası Makaleler - Bilişim Teknolojileri Yardım Kılavuzu - Haberiniz Olsun

    Bendevar.com Hakkında - Site Haritası - İletişim - Reklam

    Gizlilik Politikamız - Duyurular ve Lisans İşlemleri - Danışmanlık
    Marka Tescili (c) 2004-2006 Bendevar.com Ltd. Şti.